🔗 Medium’da Oku

Windowsunuzu illegal yollardan aktifleştirmekten sıkılmadınız mı?Image

Windowsu aktifleştirin

Bu ekranı ne kadar iyi tanıyorsunuz?Image

Blue Screen of Death

Windows makinenizin izniniz olmadan güncelleme yapıp sizi hiç beklettiği oldu mu?### Windowsun size sormadan bilgisayarınıza kurduğu kaç adet programınız var? (Evet, özellikle de Candy Crush’ı ve Edge’yi kast ediyorum ^^)### İki yıl önce aldığın bilgisayarında Windows 10 dan Windows 11 e yükseltemiyor musun? 😂Image

haha

Peki, Windows bilgisayarına internetten program kurmaya çalışırken hiç bilgisayarına virüs soktuğun oldu mu?### Şunu söylediğinizi duyar gibiyim “Tamam ama bilgisayarıma başka nasıl bir program kurabilirim kii!!??”Image

Arch, Ubuntu and Linux mint

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Linux bir işletim sistemi değil kerneldir. Halk arasında Linux denilen işletim sistemi aslında GNU/Linuxtur. Bu yazıda da hedef kitleye hitaben ben de GNU/Linux yerine Linuxu kullanacağım.

Farkında olmadan her gün **Linux **işletim sistemini kullandığınızı biliyor muydunuz? Ya da Dünyadaki en iyi 500 Süper bilgisayara **Linux **kurulu olduğunu?

Veya dünyadaki en çok kullanılan 25 websitesinin arasından 23 tanesinin Linux sunucusunda çalıştığını? Merak ediyorsanız kalan diğer iki site de (live.com ve office.com) Microsofta ait siteler. :)

Image *Linux maskotu Tux. Evet, O bir penguen.*

Sizde biraz merak duygusu oluşturduğuma göre** Linux** işletim sisteminin tarihi ile başlayalım.

1969 yılında Ken Thompson ve Dennis Ritchie UNIX işletim sistemini oluşturmuşlardı. Bu işletim sistemi şirketler ve üniversiteler tarafından çok beğeniliyordu. UNIX için her şey güzel gidiyordu fakat işletim sisteminin kodu AT&T şirketine aitti. Bu da geliştiricilerin UNIX işletim sistemini geliştirmesini yavaşlatıyordu. AT&T’nin onayı olmadan kodda herhangi bir değişiklik yapamıyorlardı.

1984 yılında Richard Stallman GNU projesini başlattı ve ücretsiz UNIX benzeri bir işletim sistemi oluşturmak istedi. 1991 yılına gelindiğinde ise GNU projesinde UNIX işletim sistemindeki bir çok program açık kaynaklı bir hale getirilmişti fakat bu programların donanımla etkileşime geçebilmek için bir kernele ihtiyacı vardı. (GNU proje sayfası)

Image *Linux kerneli hakkında basit bir diyagram.*

Tesadüfe bakın şimdi ^^. 1991 yılında Helsinki Üniversitesinde Bilgisayar Bilimleri okuyan Linus Torvals bir kernel yazıyordu. İleride bu kernelin adı **Linux **olacaktı. Linus, bu kerneli özellikle kendi kullandığı donanıma özel ve bir işletim sisteminden bağımsız olacak şekilde yazdı. (Vikipedi)

Image *Linus Torvalds’ın Linux kernelini duyurduğu ilk yazı.*

1992 yılında bu kerneli GPL lisansı altında açık kaynaklı bir proje olarak yayımladı. Ardından Linux’un GNU projesi ile birleştirilmesi ile birlikte GNU/Linux işletim sistemi doğmuş oldu. Bu proje açık kaynaklı olduğu için kişilere işletim sistemini istediği şekilde geliştirebilme ve özelleştirme imkanı veriyordu.

Burada açık kaynaklı olan bir projenin sahip olduğu potansiyel ne olabilir çok net görebiliyoruz. Linus mailinde Linux kernelini hobi olarak geliştirdiğini yazmış. Tabii ki o zaman yaptığı kernelin bu kadar büyüyerek dünyadaki **bütün sunucuların %80.2sinin **kullanacağı bir işletim sistemi olacağını tahmin etmiyordu. :) (bkz: Kaynak)

Tarihini öğrendiğimize göre asıl konumuz olan peki **“Neden Linuxu kullanmalıyız” **kısmına geçebiliriz.

1-Linux daha güvenlidir.Image

https://www.t4.ai/industry/desktop-operating-system-market-share

Grafikte de gördüğünüz gibi Windows işletim sistemi son kullanıcı pazarında önemli bir yere sahip. Virüsleri yazan kişiler de bu oranın tabii ki farkındalar. Ek olarak ortalama bir Windows kullanıcısı bizim gibi bu işin “kimyasında” olmadıkları için güvenlik konularında pek dikkatli değiller. O yüzden yazılan virüslerin büyük bir çoğunluğu Windowsu hedef alıyor.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi GNU/Linux açık kaynaklı bir işletim sistemi. Aklınızdan; “Açık kaynaklı olduğu için herhangi bir hacker kodu inceleyip bu açığı neden sömürmüyor” diyebilirsiniz. Dünyada bu işletim sistemini son kullanıcıdan çok şirketler vs de kullandığı için kodlar zaten önce milyonlarca iyi niyetli hackerler tarafından incelenmekte ve anında bildirilerek tekrar açık kaynaklı olmasından dolayı düzeltmesi için gönüllü geliştiricilere bildirilmektedir.

Şimdi bu olayı bir de Windowsun açısından ele alalım. Kaynak kodları kapalı olan Windows gibi bir rişletim sisteminde sadece Windowsun kendi “iyi niyetli hackerleri” dışında başkası bu kodları inceleyemez. Biri bir açık bulduğunda bunu bildirmektense (Zero Day gibi) bu açığı satarak daha çok para kazanabilir veya bu açığı istediği gibi sömürebilir. Açık ancak fark edildiği zaman kapatılabilir. O zamana kadar da açığı sömüren sömürmüş olur zaten.

Linux işletim sisteminde programları her ne kadar tavsiye edilmese de Windows gibi tarayıcınızdan indirebilirsiniz ancak bir paket yöneticisi kullanarak bu paketi direkt kaynağından da indirebilirsiniz. Böylece hem zamandan tasarruf etmiş olursunuz hem de bilgisayarınıza virüs bulaştırmanın önüne geçersiniz.

Linuxda normal yetki ile başlatılan program sistem üzerinde herhangi bir değiştirme yapamaz. Bunu yapabilmek için “root” yetkisi ile şifre girilerek giriş yapması gerekmektedir. Çoğu kullanıcı “root” yetkisi ile giriş yapmadığından dolayı** Linux **kurulu bilgisayarınıza virüs bulaştırsanız bile bu virüsün yapabileceği şeyler kısıtlı olacaktır.

2-Yüksek Stabilite

Linux işletim sisteminin sunucularda %80.2 gibi bir oranda kullanıldığından bahsetmiştik. Bundan dolayı Linux geliştirilirken de bu olay önem arz ediyor. Sunuculara erişim sağlanabilmesi için 7/24 sorunsuz bir şekilde çalışabilmesi, güncelleme yaparken çöküp mavi ekran vermemesi gerekiyor.

Windows ile kıyaslamak gerekirse yeni kurulan bir Windowsun ne kadar hızlı olduğunu fakat zaman geçtikçe altı ay ila bir yıl sonra ilk kuruluma göre bu hızın düştüğünü fark etmişsinizdir. Linux ise kurulmasının üzerinden ister bir yıl ister on yıllar geçsin tekrar aynı hız ile çalışabilmektedir.

Bir** Linux **sunucusuna güncelleme geldiğinde ya da uzun süre açık kaldığında kapatılmaya veya yeniden başlatmaya gerek kalmadan çalışabilmektedir. Bu durum Windows için geçerli değildir.

3-Linux işletim sisteminin bakımı ve yönetimi çok daha kolaydır.

Linuxda her distronun kendine ait bir paket yöneticisi bulunur. Programları indirme işlemi veya güncelleme işlemini buradan yaptığınız için her programı ayrı ayrı konumlardan güncellemeniz gerekmez. Hepsini tek bir konumdan kolaylıkla yapabilirsiniz.

4-Linux Windowsa oranla daha geniş donanım seviyelerinde çalışabilir.

Windowsta Sürücüleri indirmekten nefret ediyor olabilirsiniz. Linux birçok cihaza ek kurulum gerektirmeden destek veriyor.

Windows 11 e güncellemek istediğinizde bilgisayarınız eskiyse açmayabilir, yavaş çalışabilir hatta yeniyse bile güncelleme konusunda sıkıntı yaşayabilirsiniz. Windowsun belirli bir minimum işletim sistemi aralığı vardır. Linuxun ise her seviye aralığına uygun bir “distrosu” bulunduğundan dolayı on yıllık bilgisayarınızda bile en son çıkan linux kernelini çalıştırabilirsiniz. Böylelikle güvenlik güncellemelerinden mahrum kalmazsınız.

Not: Bazı laptoplarda örn: fan modu, klavye aydınlatmasının modları gibi üretici Linuxa yazılım desteği sağlamadığından sorun çıkabiliyor. Şahsen ben bunu yaşadım ancak benim gibi sorunu yaşayanlar bunun için bir program yazıp bu sorunu düzelttiler (bkz:https://asus-linux.org/) .Tabii bu da Linuxun açık kaynaklı olmasından dolayı çözülebildi :)

Image *Windows 10 destek sonu tarihi.* ### 5- **Linux** ücretsizdir.

Windowsu her ne kadar ücretsiz olarak kullanabilseniz de her özelliğini kullanabilmek için ya para vermek ya da illegal yollardan aktifleştirmeniz gerek. Linux ise tamamen ücretsizdir.

6-Linuxu istediğiniz şekilde özelleştirebilir/kişiselleştirebilirsiniz.

Windowsu özelleştirmek istediğinizde yapabilecekleriniz sınırlıdır ama Linux öyle mii :)

Açık kaynaklı olduğundan dolayı Linuxda sınır hayal gücünüzdür. Aşağıya size ilham verebilmek için kendim özelleştirdiğim masaüstümü ve bir videoyu bırakıyorum. :)

İster görünüş olarak ister işlev olarak neredeyse her şeyi yapabilirsiniz.

Image *i use arch btw* ### **7-Linux geliştirici/yazılımcı dostudur**

Linux terminali Windows terminaline göre çok üstündür. O kadar ki Windows bu açığı kapatabilmek için WSL (Windows Subsystem for Linux), Windows Terminal gibi çözümler üretmek zorunda kalmıştır.

Linux kurulduğunda bir çok yazılım dilini hali hazırda destekler. (Python, C, C++ …)

Linuxda “Shell Scripting” ile (Kabuk Programlama) bir çok şeyi otomatize edebilirsiniz.

Son olarak ise Linuxa karşı beni gördüğüm bir ön yargı var. Onları da yıkmak isterim.

1-Linuxda oyun oynanmıyor!!

Eskiden bu doğruydu fakat günümüzde Steamın da kendi “Steam Deck” isimli konsolunu ile piyasaya girmesinden beri işlerin olumlu ilerlediğini bizzat kendim tam zamanlı Linux kullanıcısı olarak söyleyebilirim. Elbette özel hile korumalı oyunları (League of Legends, Valorant, RS6 gibi) maalesef oynayamazsınız şu anda. İleride her şey değişebilir tabii :)

Ayrıca Lutris ve Wineyi kullanarak bir Windows uygulamasını Linuxda çalışmak üzere emüle edebilirsiniz.

2-**Linux **çok zor! Sadece bilgisayar hakkında bilgili kişiler (NERDler ) için yapılmış.Image

Bilgisayarınızı Windowstan başka bir şey ile kullanmadığınız için elbette arada bir adaptasyon süreci yaşayacaksınız. Bu adaptasyon sürecini şu şekilde kolaylıkla atlayabilirsiniz.

Bilgisayarınızın içinde bir Linux sanal makinesi oluşturun ve yavaş yavaş deneyimlemeye başlayın. İnternete girmek için dahi bu sanal makineyi kullanın. Daha sonra alışkın olduğunuz programların alternatiflerini araştırıp onları kullanmaya başlayın. Bu sayede Windowstan Linuxa geçişiniz kolaylaşacaktır.

Ek olarak gidip Linux kullanmaya bir pencere yöneticisi (bkz: dwm, i3) ile başlamadıysanız rahatlıkla alışabileceğinizi söyleyebilirim.

3-Neden Windowstan **Linuxa **geçip tekrardan öğrenmek ile uğraşayım ki? Ne gerek var?Image

Siber Güvenlik

Günümüzde her şeyi akıllı telefonlar ile yapabiliyoruz. Burada “big data” kavramının önemini anlamamız gerekiyor. Bu veriyi yönetenler dünyaya şekil verebilirler. Arkasındaki potansiyel çok fazla. Bununla beraber Siber Güvenliğin de önemi git gide artıyor. Kullanıcıların kendi verileri ileride onlara karşı hiç beklenilmediği bir konuda kullanılabilir. Windows her ne kadar umurunuzda olmasa da VERİLERİNİZİ SATIYOR. Şimdiden bu konuda kişilerin hatta hükümetlerin önlemler almasının ileride çok faydalı olacağını düşünüyorum. GEÇ KALMAYIN.

Ek olarak konunun biraz da felsefe kısmını da araştırmanızı öneririm. (bkz: Link)

4-Windowsta … programını kullanıyorum bu program** Linux**da çalışmıyor.

Tabii ki bir program her platformda olmayabilir fakat eğer ki profesyonel değilseniz ve aynı programı kullanmada işinizden olma vs. gibi bir durumunuz yoksa açık kaynaklı bir alternatifini kullanabilirsiniz.

Microsoft Office => Libre Office

Adobe Photoshop => Gimp

Adobe Premiere => Kdenlive

Liste böyle uzayıp gidiyor.

Şahsen benim Linux maceram 2019 yılında Siber Güvenliğe adım atmam ile başladı. Önceleri Linuxu hep bir araç olarak görüyordum. Sonraları biraz diğer işlevlerine dair araştırma yapmaya başlamam ile kafamda bir düşünce oluştu. Adım atmam için sadece bir kıvılcım gerekiyordu :) . Tam da o sıralarda Windowsu temizlemeye çalışıyordum (debloat) ancak ne kadar uğraşırsam uğraşayım gelen güncellemelerde sildiklerim tekrar geri geliyordu. Özellikle de Microsoft edge… Bir de bakmışım Arch Linux kullanıyorum. :)

Okuduğunuz için teşekkürler :)

-Tayfun Açıcı